Agito CEO'su Mutlu Uğursal, Best dergisinin Şubat 2026 sayısında yayımlanan röportajında Agito’nun düşünme biçiminin nasıl dönüştüğünü, platform yaklaşımımızın iş süreçlerini nasıl yeniden tanımladığını ve 2026’ya hangi zihinsel çerçeveyle ilerlediğimizi paylaşıyor.

2025 yılını sadece çıktılar üzerinden anlatmak doğru olmaz. Bu yıl bizim için, otuz yıla yaklaşan deneyimimizle ürettiğimiz değeri geleceğe nasıl taşıyabileceğimizi daha berrak gördüğümüz bir yıl oldu. Sigortacılık teknolojilerinde benzer çözümlere erişimin giderek kolaylaştığını fark ettiğimizde, asıl farkın doğru soruların peşinden giden yaklaşımlarla ortaya çıktığını anladık. Bizim için zihinsel dönüşüm bu noktada başladı. Sigorta sektörüne yıllarca başarıyla hizmet eden ürünlerimizi bu gözle değerlendirerek tüm çözümlerin bir arada olduğu platform yapımızı hayata geçirdik.
Canlıya aldığımız dijital dönüşüm odaklı projelerimiz bu zihinsel dönüşümün başarısını doğruladı, böylece sektördeki derin bilgi birikimimizi sigortacılığın geleceğine temas eden bir noktaya taşıdık. Ürünlerin daha kısa sürede hayata geçmesi, kararların daha erken netleşmesi ve değişen koşullara hızla uyum sağlanabilmesi, doğru sorularla ilerlendiğinde teknolojinin nasıl gerçek bir kaldıraç haline geldiğini açıkça gösterdi. Böylece hedeflerimize sadık kaldığımız, güçlü bir yıl geçirdik.
“Deneyim, gelişimle beslenmediğinde yalnızca gurur duyulan kurumsal bir geçmişe dönüşür, doğru okunduğunda ise geleceği şekillendiren bir pusula halini alır. Biz deneyimden beslenerek ve teknolojiden ilham alarak 2026 yılına net bir yön ve odakla başladık.”

Geçtiğimiz yıl boyunca sektörle bir araya geldiğimiz etkinlik ve panellerde tartışılan başlıklar, sektörün artık teknolojiyi bir araçtan öte karar süreçlerinin doğal bir parçası olarak ele almaya başladığını gösterdi. Aldığımız ödüller platform yaklaşımımızın, sigortacılık sektöründe karşılık bulduğunu kanıtladı. Yılın sonuna doğru sahada gördüklerimizi, çalışmalarımızdan öğrendiklerimizi ve sektörel temaslardan aldığımız içgörüleri bir araya getirerek, sigortacılığın geleceğini özetleyen Trend Raporu’muzu hazırladık. Bu bilgi kaynağıyla, sektöre yalnızca bir durum tespiti sunmanın ötesinde, geleceğe yönelik ortak bir perspektif oluşturmayı hedefledik.
Agito Dijital Sigortacılık Platformu’nu geliştirirken önceliğimiz, sağlam bir teknolojik mimari üzerine inşa edilmiş ve sigorta şirketlerinin gerçek ihtiyaçlarıyla şekillenen bir yapı ortaya koymaktı. Platformumuzu baştan sona ürün yönetimi disipliniyle kurguladık.
Agito’nun sektörde yarattığı fark, sadece gelişmiş bir teknoloji sunmasından gelmiyor. Farkımız, bu teknolojiyi sigorta şirketlerinin problemlerine temas eden ve sahadan beslenen bir ürün yaklaşımıyla yönetiyor olmamızdan kaynaklanıyor. Ne geliştirdiğimiz kadar, neden geliştirdiğimizi de sorgulayan anlayışımız, dijitalleşme yolculuğunda Agito’yu yazılım tedarikçisi konumunun ötesinde sigorta şirketleriyle birlikte, ortak akılla çözüm geliştiren, öncelikleri ve uzun vadeli yol haritalarını birlikte şekillendiren bir iş ortağına dönüştürdü. Yerel ve global ölçekte faaliyet gösteren sigorta gruplarıyla yürüttüğümüz iş birliklerimiz bu yaklaşımın sektörde karşılık bulduğunu gösteriyor.
Teknik tarafta benimsediğimiz mikroservis mimarisi de platformumuzun önemli bir parçası. Mimarimiz, değişen regülasyonlara, pazar dinamiklerine ve iş önceliklerine hızlı ama kontrollü şekilde uyum sağlayabilmenin temelini oluşturuyor. Paydaşlarımız, ihtiyaçlarını daha erken ve doğru tanımlayarak önceliklerini şeffaf biçimde belirleyebiliyor ve stratejik kararlarını tek bir yapı üzerinden yönetilebiliyor.
“2025’in yaz aylarından itibaren platformumuzun somut çıktılarını görmeye başladık. MVP olarak kurgulanan Ödeme modülümüzün Zurich Yaşam ve Emeklilik’te canlıya alınması, ihtiyaçları doğru kapsamla-doğru zamanda ele aldığımızı ve platformumuzun kabiliyetlerini kanıtladı.”
Bu önemli adımı şimdi de HDI Fibaemeklilik ile başlattığımız dijital dönüşüm yolculuğumuz izliyor. Ortak vizyonla kurgulanan bu iş birliği ile HDI Fibaemeklilik’in dijital sigortacılık hedeflerini uçtan uca destekleyecek modüler, esnek ve ölçeklenebilir bir proje üzerinde çalışıyoruz.
Biz teknolojiden aldığımız gücü yarının iş modellerini taşıyabilecek bir platforma dönüştürdük, bu yapıyı sürdürülebilir kılmayı hedefliyoruz.
Türkiye sigortacılık sektörünün yapay zekâ ve dijital dönüşüm yolculuğuna dışarıdan ama işin merkezinden bakan biri olarak; sizce sektör bugün teknolojiyi gerçekten mi dönüştürüyor, yoksa hâlâ teknolojiyi konuşma aşamasında mı?
Hem dışarıdan izleyen bir göz hem de işin merkezinde çözüm üreten tarafta durduğumuzdan ülkemizin bu konuda istekli ve gelişime açık olduğunu açıkça görüyoruz. Bunu birlikte çalıştığımız kurumların yanı sıra sektör içi temaslardan da duyuyoruz. Kimse dönüşüme kayıtsız değil.
Sektörün büyük kısmı dijital dönüşümde “ne yapmalıyız” seviyesini geçti. “Nasıl ölçekleriz” ve “bunu nasıl sürdürülebilir kılarız ” sorularına yoğunlaşıyor.
Verilerin işaret ettiği tablo da bunu destekliyor. Dönüşüm üç alanda hız kazanıyor: Müşteri temas noktalarında hız ve kişiselleştirme ihtiyacı, operasyon tarafında otomasyon ve karar kalitesi, veri tarafında ise daha bütüncül yapılar kurma gereksinimi. Bu üçü bir araya geldiğinde teknoloji, süreçleri hızlandıran bir araç olmanın yanı sıra karar alma biçimini de değiştiren bir yapıya dönüşüyor.
Sigortacılık sektöründe hata maliyetlerinin yüksek olması şirketlerin temkinli adımlar atmasına neden olabiliyor. Agito Dijital Sigortacılık Platformu’nu tasarlarken finansal risk veya müşteri şikayeti oluşturabilecek kritik işlemlerin güvenle sürdürülebilmesi amacıyla geliştirdiğimiz Maker-Checker özelliğimiz veri güncellemeleri, veri silme, iş akışı değişiklikleri gibi hassas işlemler için çok aşamalı ve paralel onay mekanizmaları ile güvenliği en üst seviyeye çıkarıyor. Böylece dijital dönüşüm iç operasyonlarda da güven odağında karşılık buluyor. Dijital dönüşümü birkaç proje başarısı olmaktan çıkarıp kurumsal yetkinliğe çevirenler sektörün geleceğinde sürdürülebilir farklarını çok net gösterecekler.
2026’nın sonunda Agito’ya dönüp baktığımızda, yaklaşık 30 yıldır olduğu gibi sektörü doğru okuyarak henüz netleşmeyen ihtiyaçları dahi öngörüp çözüm sunabilen bir şirket olarak anılmaya devam ediyorsak, bugün doğru soruları sormuş, doğru noktalara odaklanmış ve hedeflerimizi başarıyla gerçekleştirmişiz demektir.
Platformumuz sayesinde kurumlar yeni fonksiyonları daha hızlı devreye alabiliyor, süreçlerini parça parça çözümlerle değil bütüncül bir yapı içinde yönetebiliyor ve değişen ihtiyaçlara esnek biçimde uyum sağlayabiliyor. Ürün geliştirmeden entegrasyona, operasyonel akışlardan ölçeklenebilirliğe uzanan bu yapı, dijital dönüşümü geçici projelerden çıkarıp kurumsal bir yetkinliğe dönüştürüyor.
Şu anda olduğu gibi 2026 sonunda da iş ortaklarımız, Agito’yu uzun vadeli dijital dönüşüm yolculuklarının bir parçası olarak konumlandırmaya devam edeceklerini ifade ediyorsa, doğru yoldayız demektir.

Agito’da yarattığımız fark, teknik becerilerle birlikte bilgiye ve süreçlere olan hakimiyeti dengeli biçimde kurgulayabilmemizden geliyor.
Teknolojiyi anlayan, geliştiren ve sürdürülebilir kılan insan kaynağımız sayesinde Agito bugün kendi alanında açık ara rakipsiz konumda. Bu gücü kalıcı hale getirmek için çalışanlarımıza, liderlikten proje yönetimine, yazılım geliştirmeden yapay zeka odaklı alanlara uzanan geniş bir eğitim çerçevesi sunuyoruz. Hibrit çalışma ve şeffaf yönetim anlayışımız ile güven ortamı sağlayarak, sigorta teknolojileri gibi yüksek odak ve uzmanlık gerektiren alanlarda, ekiplerimizin zihinsel ve duygusal dayanıklılığını destekliyoruz.
İncelediğimiz küresel araştırmaları deneyimlerimizle harmanladığımızda, önümüzdeki dönemde sektörümüzün birkaç temel dinamiğin bir arada ilerlediği bir yapıya dönüşeceğini görüyoruz. Yapay zeka, kararların daha erken ve daha veri temelli alınmasını mümkün kılarken, sigortacılığın operasyonel yapısını da dönüştürecek. Buna paralel olarak platform ekonomisinin yaygınlaşması, sigortacılığı tek başına sunulan ürünlerden çıkarıp farklı ekosistemlerle birlikte çalışan bir modele taşıyacak.
İklim risklerinin artan finansal baskısına ve yapay zeka ile veri yönetişimini sıkılaştıran küresel regülasyonlara aynı anda uyumlanma gerekliliği, teknolojik yetkinliğin sektördeki rolünü daha da belirleyici hale getiriyor. Teknoloji, alınan kararların izlenebilir, açıklanabilir ve denetlenebilir olmasını sağlayan bir temel olarak konumlanıyor.
Aynı zamanda kişiselleştirme odaklı sigortacılık yaklaşımlarının gelirleri yüzde 10–15, müşteri sadakatini ise yüzde 20’ye varan oranlarda artırma potansiyeli ile sektör, standart çözümlerden uzaklaşıp müşteriyi daha iyi anlayan, veriyi daha etkin kullanan bir geleceğe doğru ilerliyor.
Tüm bu gelişmeler, AI-native platform yaklaşımını öne çıkarıyor. Yapay zekanın sonradan eklenen bir katman yerine, geliştirme fazının doğal bir parçası olduğu bu yapılar, karar alma hızı ve değişen ihtiyaçlara uyum sağlayabilen bir zemin sunuyor. Peter Drucker’ın “Geleceği tahmin etmenin en iyi yolu onu yaratmaktır” sözü bugün sigortacılık için de son derece yol gösterici. Küresel rekabette, aynı teknolojilere sahip kurumlar arasındaki farkı, bunu hangi stratejik bakış açısıyla konumlandırdıkları belirleyecek.
"Geleceği tahmin etmenin en iyi yolu onu yaratmaktır” sözü bugün sigortacılık için de son derece yol gösterici. Küresel rekabette, aynı teknolojilere sahip kurumlar arasındaki farkı, bunu hangi stratejik bakış açısıyla konumlandırdıkları belirleyecek.
Bu dönüşümde durduğumuz yer oldukça önemli. Biz sigorta şirketlerini, yarının belirsizlikleri karşısında doğru kararlar alabilen yapılara dönüştürebilecek bir platform ile buluşturuyoruz. Sigortacılığın iş yapış biçimlerini yeniden inşa ediyoruz. Agito Dijital Sigortacılık Platformu ile amacımız hız, uyum ve güven ekseninde güçlenen, uzun vadede sürdürülebilir rekabet avantajı yaratan bir yapı ortaya koymak.